5 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan haberlere göre, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapılan vize başvurularında red oranları hızla artış gösteriyor. Başvuru sahiplerinin ekonomik durumunun yetersizliği, uygun sigortanın olmaması ve geri dönüş konusunda belirsizlik gibi nedenlerle Türkiye, vize reddi konusunda Cezayir’den sonra ikinci sırada yer aldı.
TARİHİ RED ORANI
Bununla birlikte, Türkiye, AB’ye tam üyelik hedefi doğrultusunda Schengen vizesi red oranları açısından “dünya lideri” konumuna geldi. Örneğin, 1.5 milyarlık nüfusa sahip Çin Halk Cumhuriyeti’nde yapılan vize başvurularının yalnızca yüzde 4.6’sı reddedildi. 1 milyon 779 bin 255 Çinli, vize için başvuruda bulunmuştu. Türkiye ise 1 milyon 173 bin 917 başvuruyla en çok vize talep eden ikinci ülke oldu ve 2025 yılında yapılmış başvuruların yüzde 14.5’i red aldı. Bu durum, önceki yıllara göre (2023 ve 2024) yüzde 11.1 oranında bir artış anlamına geliyor. Vize işlemleri devam eden başvurular bu verilerde yer almıyor; ancak 2025 yılında toplam 170 bin 129 Türk vatandaşına AB üyesi ülkeler tarafından vize verilmedi.
Cezayir, Türkiye’nin yarısı kadar vize başvurusunda bulunmasına rağmen, yüzde 35 oranında red aldı. Cezayir’den yapılan 544 bin 634 başvurudan 185 bin 101’i reddedildi.
Mali Yükler Artıyor
Vize redleri, başvuru sahipleri için ciddi bir mali yük oluşturuyor. Başvuru ücretleri, vize merkezlerinin masrafları ve geri ödenmeyen sigorta primleri, 2024 yılında tahminen 316 milyon Euro’luk bir kayba yol açtı. Bu kaybın yüzde 60’ı, en fazla etkilenen 10 ülke vatandaşlarına ait. Sonuç olarak, yüksek red oranlarına sahip ülkelerde Schengen vizesine erişim giderek daha da ‘eşitsiz’ hale geliyor. Ayrıca, Türkiye’deki vize başvurularının AB ülkeleri adına aracı firmalar tarafından gerçekleştirilmesi, ek masraflar ve süreçlerin uzamasına neden oluyor.