ABD’de önemli bir bankacılık kurumuna yönelik açılan dava, üst düzey bir yöneticinin maruz kaldığı ciddi suçlamaları gündeme taşıdı. 27 Nisan’da New York Yüksek Mahkemesi’ne sunulan dava dilekçesi, JPMorgan Chase’te görevli bir yöneticiyi cinsel istismar, ırksal taciz ve mesleki baskı ile itham ediyor. İddialara göre, bankanın Kaldıraçlı Finansman (Leveraged Finance) bölümünde yönetici direktör olarak görev yapan Lorna Hajdini, kendisinden daha düşük pozisyondaki bir erkek çalışan tarafından suçlamalarda bulunuldu.
Şikâyetçi, bu olumsuz davranışların 2024 yılının baharında birlikte çalışmaya başlamalarının ardından meydana geldiğini ileri sürdü. Mayıs 2025’te bankaya resmi bir başvuruda bulunduğunu belirten çalışan, cinsiyet ve ırk temelli ayrımcılık ile “ağır cinsel istismar” iddialarını detaylı bir şekilde dile getirdi.
Hajdini, kendisine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. İddiaların “gerçek dışı” olduğunu savunan Hajdini, davada öne sürülen olayın gerçekleştiği mekânı hiç ziyaret etmediğini ifade etti. JPMorgan Chase de bankanın çalışanının iddialarını gerçeği yansıtmadığı yönünde reddederek, kurumsal bir araştırma yürütüldüğünü ve yapılan incelemede suçlamaları destekleyecek herhangi bir kanıt bulamadıklarını açıkladı. Banka sözcüsü, insan kaynakları ve şirket avukatlarının yürüttüğü soruşturmada ekip içi telefon kayıtları ile e-postaların da değerlendirildiğini belirtti.
Lorna Hajdini’nin yaklaşık 15 yıllık JPMorgan kariyeri ve finans ile istatistik alanındaki eğitim geçmişi dikkat çekiyor. NYU Stern School of Business mezunu olan Hajdini, daha önce bankada başkan yardımcılığı yapmış ve farklı sektörlerde yatırım ile finansman süreçlerinde görev almıştır. Davanın devam etmesiyle birlikte, taraflar arasındaki iddiaların mahkeme sürecinde netleşmesi bekleniyor. Olay, kurumsal yapılar içinde işyeri davranışları ve şirket içi denetim mekanizmaları konularında da yeni tartışmalara yol açtı.