Milliyet yazarı Aygündüz: Prof. Dr. Talat Kırış, “Uzak Deniz Küçük Yağmur” kitabıyla bizi görkemli bir yolculuğa çıkarıyor, bu defa kalemiyle değiyor hayatlarımıza

Milliyet yazarı Filiz Aygündüz,  Türkiye’nin dünyada da tanınan beyin cerrahlarından Prof. Dr. Talat Kırış‘ın öykü kitabı ‘Uzak Deniz Küçük Yağmur’u yorumladı. Aygündüz, “Son zamanlarda başıma gelen en iyi şeylerden biri oldu “Uzak Deniz Küçük Yağmur”. Kahve içimlerime yol arkadaşlığı yapan. Hayatın derdinden tasasından uzaklaştığım, soluk aldığım. Kelimelerin lezzetiyle damağımın şenlendiği. Hastalıkta olduğu kadar sağlıkta da lazım bize Talat Kırış. Neşteri kadar kalemiyle de. Hayatlarımıza değip, zaman zaman uzaklaştığımız evlerimize geri dönebilmemiz için…” düşüncesini dile getirdi.

Aygündüz yazısında, “Bundan tam on ay önce bir doktor, bir hastanın hayatına değdi. Sihirli parmaklarıyla. Hekim hatası sonucu dikkate alınmamış ve giderek büyümüş hidrosefali (beyin omurilik sıvısının beyinde birikmesi, kafa içi basıncı artırması) nedeniyle, son üç yıldır bedenen yanımızda, ruhen uzaklarda olan babamın. Konuşamıyor, donuk gözlerle bakıyor, dengesini sağlayamıyordu. Haziran 2022’de geçirdiği hidrosefali ameliyatı sonrası ‘eve geri döndü’ babam. Metafor değil, gerçekten babam üç yıl aradan sonra eve döndü. Çünkü bir doktor onun hayatına değdi: Prof. Dr. Talat Kırış. Aynı doktor, beyaz önlüğünü çıkarıp, unvanlarını ve dünya çapındaki başarılarını bir kenara koyarak, bu defa kalemiyle değiyor hayatlarımıza. Doğan Kitap’tan yayımlanan “Uzak Deniz Küçük Yağmur” adlı kitabıyla.” ifadesini kullandı. 

Aygündüz şunları kaydetti:

“Anton Çehov, Engin Geçtan, Sir Arthur Conan Doyle, Khaled Hosseini, W. Somerset Maugham, Mikhail Bulgakov, Oliver Sacks, Irvin Yalom gibi. Edebiyat üzerinden. Yazar Talat Kırış olarak. 30 yılı aşkın bir zamana yayılan, bir kısmı çeşitli mecralarda yayımlanmış, bir kısmı ilk kez okurla buluşan toplam 33 öyküyle. İşin içine minnetimi hiç karıştırmadan okudum her birini. Türkçesinin zarafetine hayran kalarak, kitap boyu tartıştığı ‘mümkün geçmiş ve geleceklerimiz’i düşünerek, 213 sayfada devriâlem lüksüyle. Kapalıçarşı’daki Cevahir Bedesteni, Çamlıca tepesi, Venedik, Çötele, Hırhal, Çavreş yaylaları, İzlanda, Grönland, Arizona, Ankara Bahçelievler’e uzanan bir devriâlem, İstanbul’un hakkı saklı kalmak üzere. Bizi böylesi görkemli bir yolculuğa çıkararak değiyor hayatlarımıza Talat Kırış. Öykünün imkânlarını özgürce kullanarak, edebî koku hafızamızdaki Sait Faik’i uyararak. Yağmur bu öykülerin tümüne sızmış çok renkli bir karakter. Dövüşebilen, ölebilen, âşık olabilen, hıçkırarak ağlayabilen. Deniz tam orta yerde. Limanlar, tren istasyonları. Ve aşkın bir yazardan tüm alacağını tahsil edişi!

Velhasıl son zamanlarda başıma gelen en iyi şeylerden biri oldu “Uzak Deniz Küçük Yağmur”. Kahve içimlerime yol arkadaşlığı yapan. Hayatın derdinden tasasından uzaklaştığım, soluk aldığım. Kelimelerin lezzetiyle damağımın şenlendiği.

Diyeceğim o ki… Hastalıkta olduğu kadar sağlıkta da lazım bize Talat Kırış. Neşteri kadar kalemiyle de. Hayatlarımıza değip, zaman zaman uzaklaştığımız evlerimize geri dönebilmemiz için…”

TIKLAYIN |  Uzak Deniz Küçük Yağmur: Yelkenci beyin cerrahı Prof. Talat Kırış’tan 33 yıla yayılan 33 öykü

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir