İzmir’de anaokulları ve ilkokullar bünyesinde oluşturulan çocuk kulüpleri, velilerin ödediği ücretlerle yönetilen ve çocuk güvenliği ile mali disiplini hassas bir şekilde işleyen bir uygulamadır. Bu nedenle denetim işi sadece bir başlık değil, aynı zamanda sahada, kayıt altında tutulmalı ve raporlanmalı bir kamu görevidir. Son dönemde İzmir eğitim camiasında artan tartışmalar, denetim işinin müfettişlerin asli görevi olmasına rağmen, yöneticiler üzerinde yoğunlaştırılan “denetim yetkilisi listeleri” ve “denetim payı” gibi konular etrafında dönüyor. Tartışmanın merkezinde ise İzmir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hasan Vermez bulunuyor. Eğitim Müfettişleri Yönetmeliği’ne göre denetim işi asli olarak müfettişlere aittir. Ancak bazı durumlarda rutin denetim düzeni, yöneticilerin etrafında şekillenmektedir. Çocuk Kulüpleri Yönergesi’ne göre, denetim yetkilileri arasında il/ilçe milli eğitim müdürleri, il/ilçe temel eğitim şube müdürleri ve eğitim müfettişleri gibi isimler yer almaktadır. Bununla birlikte, kulüp gelirlerinden belirli bir oranda “denetim payı” ayrılması da tartışmalara neden olmaktadır. Denetim sürecinde yapılan tespitlerin raporlanması ve düzeltme süreçlerinin takip edilmesi ise büyük önem arz etmektedir. Özellikle, Hayme Hatun Anaokulu örneği üzerinden yapılan eleştiriler, denetim mekanizmasının etkinliğini sorgulamaktadır. Eğitim müfettişlerinin denetim sürecinde daha etkin olması beklenmektedir. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, denetim süreçleri ve denetim payı verilerini şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşması ve sorunlara açıkça çözüm getirmesi gerekmektedir. [related-posts]
EĞİTİM MÜFETTİŞİNE DENETİM YÜKÜ, YÖNETİCİLERE DENETİM PARASI; İZMİR’DEKİ ÇELİŞKİLİ SİSTEM!